|
Duyurular
Anket
Hava Durumu
Ankara |
Osmanlıca çevirisi yapmak gerçekten kolay değildir. Özellikle Osmanlıcadan çeviri yapmak ciddi bir iştir. Çok çeşitli yazı türlerini okuyabilmek bilgi birikimi ve tecrübe ister, yani uzmanlık gerektirir.
Tarihimizin yaklaşık 1000 yıllık döneminde İslam alfabesi kullanılmıştır. Osmanlıca eser ve belgelerin kahir ekseriyeti elyazmalarından oluşmaktadır. Yazı, İslam tarihi içerisinde hattatların ellerinde güzel yazı sanatına dönüşmüş ve kûfî, nesih, rik a, sülüs, ta lik, muhakkak, reyhani, siyakat... gibi çok değişik türler ortaya çıkmıştır. Bu nedenle okuma yazmayı bilen herkesin bu yazı türlerinin tamamını okuyup yazabildiği anlamına gelmemektedir. Matbaadan önce eğitim alanında ve resmî kurumların yazışmalarında genellikle rik a hattı tercih edilmiştir... Osmanlı Türkçesi dindaşlık, demografik ve coğrafî birliktelik sebebiyle Arapça ve Farsça kelimelerden çok fazla etkilenmiştir. Bunca tarihsel birikimin yazıya ve esere dönüştüğü belgeleri okuyup anlayacak beyinlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyacı karşılamak amacıyla üniversitelerin belirli bölümlerine zorunlu Osmanlıca dersleri konulmuştur. Fakat bu dersler Osmanlı Türkçesiyle yazılan belge ve eserleri, özellikle de Osmanlıca el yazmalarını okuyabilmek için yeterli değildir. Osmanlıca derlerinin zorunlu olarak öğretildiği fakültelerden mezun olan öğrenciler basit matbu eserlerden başka elyazması hiçbir belgeyi okuyacak ve anlayacak seviyeye erişememektedir. Bunun sebebi yazı türlerinin çokluğu ve yazı karaklerinin birbirinden farklı olmalarıdır. Osmanlı Türkçesiyle yazılmış eserleri ve belgeleri okuma ve anlama gerçekten uzmanlık gerektirmektedir. Uzmanlaşma uzun yıllar sürecek kesintisiz bir ilgiyle, uzun yıllar sürecek ciddî çalışmalarla ve bu konuya çok ciddî yoğunlaşmakla mümkündür. Bu nedenle bu yazı türlerini okuyabilecek ve Osmanlıcadan çeviri yapabilecek kapasitede insan yetiştirmek çok kolay olmamaktadır. |
||||||||||

