Hoşgeldiniz :
Turkish English German French Arabic Felemenkçe Azerbaijani Bulgarian Chinese (Simplified) Czech Greek Italian Japanese Persian Portuguese Russian Spanish Swedish
OSMANLI TÜRKÇESİNİ NİÇİN ANLAMIYORUZ?
 
Duyurular
Anket
Web sitemizi begendiniz mi ?

Evet
Hayir
Yorum Yok
Hava Durumu

Ankara

--counter--

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra tarihî ve kültürel etkisi bakımından iki büyük değişim yaşanmıştır. Birincisi Osmanlı Devletinde kullanılan alfabenin değişmesi, ikincisi dilde sadeleşme hareketidir. Bunlar insanları Osmanlı Türkçesinden koparan iki mütemmim cüz olmuştur.

Bilindiği üzere 1 Kasım 1928 tarihinde 1353 sayılı "Yeni Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun" ile Latin harfleri kabul edilmiş ve yaklaşık bin yıldan beri bütün resmî belgelerin ve eserlerin yazıldığı alfabe yasaklanmıştır. Alfabe değişikliği bin yıllık tarihî birikimle oluşmuş muazzam bir mirası yok etmiştir. Yani bütün tarihî, kültürel, iktisadî, siyasî, edebî belge ve eserler adına geçmişimize ait her ne varsa hepsini silmiş; çıkartılan Kanun millî hafızamız olan Osmanlı arşivlerini okunamaz hale getirmiştir.

Bu durum, beyin travması geçirmiş bir kazazedenin geçmişini kalıcı olarak unutması veya kendi varlığının sebebi olan ebeveynini yok sayması gibi bir durumdur. Varlığından bile haberdar olamadığımız tarihî bir bilgiyi ne kadar sahiplenebilir, ne kadar kullanabiliriz?

12 Temmuz 1932 tarihli dil devrimi ile Türkçenin Arapça ve Farsça kökenli kelimelerden ve dilbilgisi kurallarından arındırılması ve dilimizin fonetik açıdan Avrupa dillerine uyumlu hale getirilmesi amaçlanmıştır. Bu amacı gerçekleştirmek için Türk Dil Kurumu kurulmuş ve 1932 - 1938 yılları arasında Arapça ve Farsça kökenli kelimelerin çoğu dilimizden atılmıştır. Ayrıca dilimizden atılan Arapça - Farsça kelimelerin yerini İngilizce, Fransızca ve Latince kelimeler almıştır. Artık yeni nesiller yeni alfabeyle, yeni kelimelerle ve yeni kültürle yetişmektedir. İşte bu sebeple Cumhuriyet döneminde yetişen nesiller 50 yıl, 100 yıl önce yaşamış ecdadımızın Türkçesiyle yazılmış eserleri okuyamamakta ve anlayamamaktadır.